ama emin değilim

hayatımın hiç bi döneminde televizyonla iyi bi ilişkim olmadı. yani, gerçekten istedim. benim de takip ettiğim diziler, programlar falan olsaydı, beklerken zaman daha hızlı geçseydi falan diye. en son muhteşem ikilinin digitürkte tekrar yayınlanacağını duyduğumda gerçekten artık bi dizi izleyebilicem dedim. ancak bu hevesim de dizinin ikinci bölümünün ardından kurudu gitti. beğenmemekle ilgisi yok. misal şimdi evli ve çocuklu yayında olsa ben yine her bölümünü kaçırmaya devam ederdim. sonunda yayından kalkardı. bin pişman olur ancak yine yayınlansa yine izleyemiceğimi bilirdim.

içinde bulunduğum vahim tablonun nedenini de çözümünü de biliyorum. nedeni şu; her hafta ya da her gün aynı saatte yayınlanmaları itibariyle hayatımı haftalara ve günlere bölmeleri pek can sıkıcı. hele de benim gibi yüzyıllardır işsiz güçsüz biriyseniz bu çeşit bi kısıtlamayı kolay kolay kaldıramıyosunuz. acaba bugün salıdan önce mi yoksa sonra mı düşünmek falan gerekiyor ki olacak şey değil. çözümü de şu olabilirdi sanırım. kanallar yayınladıkları tüm programları düzenleyip bi harddiske kaydetsinler, sonra bu diskler tvlerin içine yerleştirilsin ve bu tvler satılsın. ben kesin alıp odamın en nadide köşesine yerleştiririm. açtığımda bi menü çıkar önce, 80'ler, 90'lar, 2000 ve sonrası diye. içeriklerine göre ayrılmış programlardan dilediğimi seçip izlerim ben de. pc yi tv gibi kullanmak download çubuklarını izlemek falan bi yere kadar. bir başka geceyi de kolay kolay bulamam bi yerlerde. di mi?

estafirildak, 05.04.2005