imdak hanım ve durumun çaresi

soyunma odasında ve bi soyunma kabinindeyim. giyinmiyorum sadece sakin olmaya çalışıyorum. ama sesi geliyo. yine dışarıda. 55-60 yaşlarında bi kadın. ismini imdak koydum.

oğlum da diyor. ben gibi sanatçı. ay ne hoş diyor diğer kadın. güzel evet diyor sanatçı olmak. bilkentte diyor bişi dersi de alıyor ve ücret ödemiyor. bence zaten sanatçılara daha çok imkan vermeliler bu gibi. -ulan bilkent senin embesil oğluna ücretsiz ders mi veriyo? eminim seninki gibi pasparlaktır suratı. sis bombası atıcam bilkent'e- sonra bi başka kadın imdak hanıma dönüp dalgıçlığı soruyor. ah tabi ki bunu da biliyor imdak hanım. 10 yıldır dalarım diyor. öğrendiğim şudur ki dalgıçlık tembel işi yüzmekse spor. -ben bi aydır suda debeleniyorum bunu rahatlıkla söyleyebilirdim.-

sadece sakin ol estafirildak.

aysel diyor neden gelmedi ki bugün. diğeri aysel'in piyano dersi olduğunu söylüyor bugün. -aysel'i dikenli telle boğmayı düşünüyorum.- burdan çıkınca sanatçı arkadaşlarıyla buluşup yeni yazdığı senaryodan konuşacakmış. cansu diyor bi fikir verebilir sanırım bana. -cansu'da sendekinden farklı tek fikir olduğunu bile sanmıyorum ama ben, ayrıca muhtemelen senin yaşındaki kadına cansu ismi hiç mi hiç yakışmamış.-

giyin artık estafirildak.

babamla tv izliyoduk. bi kadın diyodu ki, ben her gün atlarım böyle paraşütle. emekli bişiim. emekli bişiiin her gün bi uçak kaldıracak parası nasıl olsun diye düşündümdü. babam da öyle düşünmüş ki benim bağışladığım kurban derilerini bunlar paraşütle atlasın diye harcıyosa bu devlet var yaaa demişti. çay içmişti sonra da.

soyunma kabinindeyim hala. titremeye başlayınca giyiniyorum. imdak hanım hala dışarıda japonya maceralarını anlatıyo bu kez saçlarını kuruturken. benim için en zor kısmı burası. şimdi kabinden çıkıcam ve saçlarımı kurutucam. tam olarak imdak hanımın yanında.

estafirildak sakın gülümseme o kadına.

elime saç kurutma makinemi alıyorum. sakin sakin yanına yaklaşıyorum. fonda exorcist'in müziği kesinlikle çalıyo. sadece ben duyuyorum ama. yaklaşş...

estafirildak hayır gülümseme.

aynada kadın beni görüyor ben kadını.

yine mi estafirildak?

siz diyor gençsiniz tabi üşümezsiniz.

cevap verme estafirildak.

estafirildak efendim siz de gençsiniz.

naaptın estafirildak? aynaya hiç bakma estafirildak suratın kimbilir nasıl bi şekil aldı görmek istediğini sanmıyorum pek?

kaç şimdi. hayır kaçma. orda dur. kadın gidene kadar saçını kurut. sonra sigara iç. sonra çık. hayır estafirildak derhal kaç. kıpırdayama estafirildak. dinle kadını. sürekli sırıt. hangi mağarada yaşamak istediğini düşün. ya da hak ver hemen kadına yoksa tam da şu an yaşlanıp kırışmaya başlıcaksın.

aslında ilginç bi tecrübe. muhtemelen kainatta tek kişinin bile görmesini isteyemeyeceğim bi kadın aynadan bana bakarken ve ben duymak istemediğim sıralı cümleleri ardarda duyarken ve başımla onaylayıp sırıtırken
kendi yüzüme bakıp ne kadar normal göründüğünü fark etmek falan. birisine istemediğim halde gülümsediğimde aslında gülümseyen bi canavara dönüştüğümü sanıyodum. hiç yokmuş alakası. normal estafirildak işte.

estafirildak, 05.02.2005