anında ve doğru haber

televizyon seyrediyodum, yani mecburen. pc salonda duruyo ve babam bi kaç günlüğüne istanbul'da. dolayısıyla 2 gündür pc başında otururken bütün haberleri göz ucuyla izlemek zorunda kaldım. dün tgrt'de maymunlarla ilgili bi haberin ardından ameliyat olan bi ayıyla ilgili bi haber, ondan sonra da penguen deve dostluğu muadili bi haberi izleyince her şey güllük gülistanlık diip keyifle sızmıştım. bugün aynı sükunet yoktu. buna rağmen ayıları ve penguenleri özlemedim. danıştaydan birilerine yapılmış saldırıdan bahsediliyodu. mevzu neymiş anlamaya çalıştım. otobüste arka koltuk teyzelerinden duyduklarımdan bu hikayenin başını biraz biliyodum. ayıptı artık bu kadarı da canım yani ne karışılırdı kadının okula giderkenki başörtüsüne de müdür olcakmış işte olamamış okula başörtülü gitti diye yani yok canım okulda takmamıştı tamam zaten okulda takmasındı laiklik süperdi atatürk nerelerdeydi. dediim gibi hikayenin başını biliyodum. vatandaşlık bilgisi dersinde danıştayın ne işe yaradığını da öğrenmiştim. kendime güvenim geldi. şimdi siz bilmiyosanız ben hemen anlatiim. bi kadın var şimdi. bu anaokulunda öğretmen. okula giderken başörtüsünü takıp girişte çıkarıyomuş. sonra bunu başka bi okula müdür yapmaya karar vermişler. karar kadının müdür olmasına yetmemiş. başka birileri kadın okula başörtüsüyle gittiği için müdür olamicaana kanaat getirmiş. sen kadın kalk dava aç. kazanama. sonra sen dava danıştaydan yine dön. tayyip çık kararı kınıyorum de. sonra danıştaydan birisi çık tayyip'in birilerini tahrik ettiğini söyle. sonra tahrik sen çık danıştaya saldır şeklinde cereyan eden bi takım hadiseler. anladınız di mi? anlamadınızsa otobüste kulaklıklarınızı çıkarıp arka koltuk teyzelerini daha dikkatli dinlemenizi tavsiye etmek durumundayım. neyse, bu kadar güzel arka arkaya aksilikler silsilesi holivud komedilerinde bile olmaz. ardarda verilen her haber bir sigaradan ilk nefes, bir "x naapmış duydun mu?" tadındaydı. birileri ölmüştü. hatta birileri öldürülmüştü. keyifli olan kısım takdir edersiniz ki bu değil. hatta bu kısım bu hikayenin çıbanı. bu kısım olduğu için bu hikayeden aksiyon-komedi filmi çıkmaz. geri kalan her şey çekirdek çitlemelik. bir haberde tayyip erdoğan'ın "bu saldırı ne sebeple yapılmış olursa olsun iyrenç bişiydir" şeklindeki sözlerini tayyip erdoğan saldırı nedenini haklı mı buluyor şeklinde yorumluyor. bi başkası tayyip'in kararı kınadığı zaman yaptığı konuşmayıı ardarda yayınlıyor, başkası her zaman sarı ve yandan ayrılmış saçlı hukuk kadınlarından birisinin vakadan önce yaptığı "biz hedef gösterildik" şeklindeki sözlerini yayınlıyor. ben geçenlerde saldırılan metin uca nerelerde derken babam kanalı değiştiriyor ve karşıma yaralı yüzüyle (demek ki radyodaki haber doğruymuş) metin uca çıkıyor. iyi ki o bi kaç saniyede bi kez daha "canım türkiyem" ya da "güzel yurdumun güzel insanları" demiyor. bi başka kanalda saadettin tantan var." bu işin sorumluları kendilerini biliyor" diyen hukuk insanlarını hukuk cinayeti işlemekle suçluyor. bir hukukçu nasıl böyle bişiy der, diyor. ben " bu işin sorumluları kendilerini biliyor" diyen hukuk insanı mı varmış diye yeni bi böcek keşfetmiş entemolog gururuyla izlemeye devam etmek istiyorum. babam horlamaya başlıyor. sarı ve yandan ayrılmış hukuk kadınlarından birisi demokratik laik türkiye cumhuriyeti derken mecburen tv kapanıyor. penguenleri ve ayıları hiç özlemeden sızmaya gidiyorum.

estafirildak, 18.5.2005