üzülürmüşüm

"napıyorsun şimdi?" dedi. "hiiç" dedim, "aylak aylak geziyorum". "nasıl hiç?" dedi. "hiçbir şey yapmıyorum" dedim. (aslında yapıyorum, mesela aylardır en rahat oturma pozisyonunu arıyorum, kaç yastıkla daha rahat uyuduğumu öğrenmeye çalışıyorum, günde kaç saçımın döküldüğünü sayıyorum, yaşımı hesaplıyorum, kendi istatistiğimi tutuyorum.) "ama olur mu, bak güzel yerleri kapıyorlar, kalırsın kötülerine." dedi. sıkıldım hmmladım ufladım içimden, sonra da "kapsınlar, kanaatkar insanım ben" dedim. "üzülürsün sonra, deme böyle" dedi. yüzüne baktım. benim yaşımda. kendimi düşündüm. "üzülür müyüm?" dedim. bilmiyorum. eve döndüm. aynaya baktım. kendi yüzümü seyrettim. yine "üzülür müyüm?" dedim. bilmiyorum. o nerden bildi peki? yani ben kendi yüzüme daha yakından bakabiliyorum. 24 yıldır kendimle beraberim. ben neden bilmiyorum, o nasıl biliyor? bu insanlar bu kadar çok şeyi nerden biliyor, kimden öğreniyor?

estafirildak, 07.10.2005