kaçırinojen

okula gittim. fazla güneş halüsinasyona neden oluyo mu bilmiyorum ama (çürük şeftali ve kahve bi arada tüketildiğinde kesinlikle halusinojen, bilim dünyasına armağanım olsun, sonra anlatırım.) çok garip şeyler gördüm. koridorda topuklu terliklerine galoş geçirmiş, elinde fare kafesiyle laboratuvara doğru yürüyen bi bayan gördüm. gerçek olamazdı. galoş bi yere kadar geçerdi yani. topuklu terliğe kadar değil. işim aynı laboratuvarda olduğundan ardından içeri girdim. içerde şenşakrak bi hava. bi lab dolusu bilim insanı birisinin söz yüzüğünü kutluyodu. bizimki fare kafesini bankoya bırakıp kutlamalara katıldı. derhal tüydüm. lab kapısının az ilersindeki çöp tenekesinde bi kartona sürülmüş, fareleri yapıştırarak cörkleten zamkımsı madde vardı. topuklu terlik galoş fare deney falan bi anlam bürünmeye çalıştı zihnimde. bürünemedi. bu karton ve üstündeki zamkımsı anında şekil kazandı fakat. neyse. labdaki işimi halletmekten vazgeçip başka evrak işlerine gömüliim dedim. ayniyet memuru yazıyodu adamın kapısında. içeri girdim. eline verdiğim biri diğerinin fotokopisi olan iki belgeden fotokopi olana "aslının aynıdır" yazıp imzaladı. ne iş yapıyosun deseler ayniyet memuruyum der. iki resim arasındaki 7 farkı hepimizden önce bulur. süperdi. ben de süperdim. hala öyleyim.

estafirildak, 20.07.2005