hadiii gülümsaaa

öyle 35'ine 40'ına gelmiş başarılı işkadını olmuş, fakat evlenememişlerden birisi geçenlerde tv'de gülerek hatırlamak hakkında bişi söyleyince gülmekten yerlere yattım. şimdi anlatsam komik olmaz ancak özet geçmek gerekirse kadıncağız 6 yaşında başına gelmiş bi vakayı anlattıktan sonra "bi gün gülümseyerek hatırlicam" dedi.

sonra ben de zihnimde küçükken beni allak bullak etmiş ancak şimdi gülümseyerek hatırlayabileceiğm bir şeyler canlandırmaya çalıştım. hımmm.

anasınıfında bi çocuk benle evlenir misin deyip parmağıma plastik bi yüzük takmıştı. ertesi gün "yüzüğü verir misin tuğba'ya vericektim ama dün gelmemişti" demişti bana. yüzüğü parmağımdan çıkarışımı hiç de gülümseyerek hatırlamıyorum. sonra öğretmenler günüyle ilgili yazdığım bi kompozisyonun birinci seçilmesinin ardından koskoca okulun karşısında kürsüye çıkıp kompozisyonun en berbat yerlerini atlamaya çalışarak kan ter içinde okumaya çalışmamı da hiç gülümseyerek hatırlamıyorum. bilmediği bi şehre yeni taşınmış ortaokul çocuğuyken okul çıkışında servisi kaçırdığı için evine bi daha asla dönemeyeceğini sanan, kaldırıma oturup hıçkıra hıçkıra ağlayan kendimi de hiç ama hiç gülümseyerek hatırlamıyorum. hatta yoldan geçen iki abinin acıyıp arabasına alıp evime bırakışını, salya sümük adresimi tarif edişimi de hatırlarken bırakiim gülümsemeyi, o zamanki kadar ağlayasım geliyo yine. konuyla tamamen alakalı olarak biricik eski sevgilimi de gülümseyerek hatırladığım tek bi sefer bile olmadı. (aslında bu yazının yazılış amacı webde gezinip dururken biricik eski sevgilimin izini bulmam, ardından karmakarışık olmamdır ama ben aslında öyle değilmiş gibi yapabilirim. zira büyük gibi görünen bu sorunun asıl çözümü amuda kalkmaktır. hiç değilse denemektir. buraya yazmak değildir yani.) hiçbirşey olmamış gibi devam edelim. bi bilgisayarın başına ilk oturduğumda "bu virüs ne ki, canlı bir şey mi acaba?" deyişimi de hatırlarken dudaklarım yukarı değil aşağı doru kıvrılıyo. bana adres soranlara her seferinde yanlışlıkla yanlış adres tarifi verdiğimi de hatırlarken gerçekten çok acı çekiyorum. gittiğim tüm kursları, bütün tatillerimi, lise arkadaşlarımı falan da aklımın ucuna geldikleri an defetmek taraftarıyım.

yani işleyivermiş olduğum tüm yüz kızartıcı suçlar beynimin koskocaman yüz karartıcı suçlarım köşesinde hatırlandıkları an yüzümü tekrar kızartmak adına öylece bekliyo. gülümseyerek hatırlamak diye bişi yok. başınıza kötü bişi gelirse bi gün gülümseyerek hatırlicam dememeli, kafanızı sert bi yere vurup derhal unutmaya çalışmalısınızdır. eğer kendime göstere göstere kafamı sert bi yere vuramam diyosanız amuda kalkmaya teşebbüs edebilirsiniz. kollarınızdan biri illaki sizi taşımayı reddedeceketir.

estafirildak, 29.04.2005